
Carrefour'da işim vardı. Sefa'm aradı o sırada;
S: N'aber kardeşim?
K: İyidir kardeş Carrefoura gidiyorum ..
S: Hayrola?
K: 1-2 saatlik işim var.
S: ıhmmm ):
K: Bana bak! Carrefour'a gel sinemaya gidelim.
S: Olur valla!
Hem bugün pazartesi GNCTRKCLL ! (:
K: Tamam o zaman bekliyorum ..
İşim biter. Sefa'm gelir. Sıra afişlere bakıp gidilecek filmi seçmeye gelmiştir.
Gözüme bi anda çıktığından haberim olmayan Music and Lyrics(Söz ve Müzik) filmi ilişir ..
Sefa! Kesin buna gidiyoruz!
Normalde ''Ya abi bi dur diğer filmlere de bakalım!'' demesini beklediğim Sefa'm hiç itiraz etmez.
Çünkü beynim ziyadesiyle yorgun ve dalgındır.
Sefa'nın da Hugh Grant ve Drew Barrymore hayranı olduğunu unutmuş olmamdan dolayı bu durum rahatlıkla anlaşılabilir..
Salona girilir. Film başlar. Filmin güzel olduğundan şüphe yoktur. Drew'in -filmdeki adıyla Sophie- şarkı sözü yazmaya çalışırken elindeki kalemi sürekli kapatıp açma sesi bile kulağa hoş gelmektedir. İçimden genelde kesinlikle böyle bişey yapmamakla birlikte ''Ne olursa olsun bu film güzeldir kardeşim! diyebilecek kadar kitlemişimdir kendimi''
Onun gülüşü seyirciye bi bakıma yetmektedir.
Hugh zaten yakışıklıdır. Çıktığı her sahneyi doldurabilecek kadar karizmadır.
Ve sonuçta film harika bitmiştir ..
Hayatımızda dinlediğimiz ve dinleyebileceğimiz en güzel şarkıyı dinleyerek bitmiştir hemde ..
Ve Allah'tan eve dönüşte soğuktan dıtımızın donacağını düşünürken Sefa bombayı patlatmıştır.
Araba garajda!
Gün güzel bitmiştir ..
Kötü haber;
Tam Türk sineması yükselişe geçti artık herkes sinemaya gitmeye başladı oleyy süperr derken AFM herşeyi rezil etti. Biletler artık 9 Ytl. Geçmiş olsun ..